alerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Anaflaksi: Alerjik Sok

1 Ocak 2008 Salı

TANIM:
Alerjinin en korkulan, en ağır ve tehlikeli şekli olan anaflaksi, vücudun tümünü ilgilendiren yaygın alerjik reaksiyonlara bağlı olarak gelişir. Anaflaksi, alerjik şok ismiyle de bilinir; erken tanınıp acil olarak tedavi edilmediğinde kişiyi şok ya da ölüme kadar götürebilir. Gazetelerde okuduğumuz ‘Penisilin iğnesi yapıldı, yaşamını yitirdi’ veya ‘Arı sokmasından öldü…’ gibi olayların nedeni hep anaflaksidir. Ülkemizde her yıl ortalama olarak 100 kişinin anaflaksiden dolayı yaşamlarını yitirdikleri söylenebilir.

ANAFLAKSİNİN SEBEPLERİ:
Anaflaksiye sebep olabilen pek çok madde vardır:

İlaçlar (penisilin, sefalosporin ve diğer antibiyotikler; aspirin, ağrı kesici ve romatizma ilaçları, lokal anestezikler, röntgen çekilirken kullanılan kontrast maddeler…)

Serumlar ve aşılar
Kan ve kan ürünleri
Yiyecekler (Yumurta, süt, domates, fıstık, deniz ürünleri…)
Yiyeceklere konan katkı maddeleri
Bozulmayı önleyici maddeler (Sülfitler)
Renklendiriciler (Tartrazin)
Tat vericiler (Glutamat)
Fiziksel etkenler: Egzersiz, soğuk
Çeşitli maddeler: Lateks, sperm

ANAFLAKSİNİN BELİRTİLERİ:
Anaflaksi, kişinin duyarlılığına ve alınan alerjenin miktarına göre değişik tablolara neden olur. Başta deri, alt ve üst solunum yolları, dolaşım ve sindirim sistemi olmak üzere pek çok organ sistemine ait belirtiler ortaya çıkar.
Anaflaksi, çok ani olarak ortaya çıkan bir durum olduğu için sadece doktorlar tarafından değil, herkesçe bilinmesi, tanınması ve ilk acil müdahalenin hemen yapılması, hastanın yaşamının kurtarılması bakımından çok önemlidir. Alerjenin alım yolu ve vücuda giriş hızı da anaflaksinin ağırlığını belirleyen önemli faktörlerdir. Mesela, penisilin iğnesi penisilin hapına göre çok daha ağır bir anaflaksiye yol açar!
Anaflaksi belirtileri, alerjenle karşılaşıldıktan hemen birkaç dakika sonra başlar, 15-20 dakikada zirveye çıkar ve 1 saat içinde de azalmaya yüz tutar. Anaflaksi, bazı kişilerde belirtiler tamamen kaybolduktan 8-24 saat sonra tekrarlayabilir. Bu nedenle, anaflaksi saptanan bir kişinin en azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.

ANAFAKSİNİN GELİŞİMİ VE TEHLİKE SİNYALLERİ:
Anaflakside, solunum ve dolaşım sistemini ilgilendiren belirtiler ciddi bir krizin işaretleridir.
Solunum sistemi belirtileri: Burunla ilgili olarak kaşıntı, su gibi akıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı… gibi belirtiler vardır. Ses tellerinin şişmesi (gırtlak ödemi), ses kısıklığı ve konuşma güçlüğü yaratabileceği gibi, bu darlığın çok fazla olması nefes alıp vermeyi güçleştirir, hatta tamamen imkansız kılar ve ölüme neden olur.
Bazı hastalarda ise astımlılarda olduğu gibi inatçı öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı gelişir.Dolaşım sistemi belirtileri: Çarpıntı, düzensiz ve hızlı kalp atışları, göğüs ağrısı, baş dönmesi.. vardır. Kan basıncının düşmeye başlaması ciddi bir anaflaksinin habercisidir. Yaşlı hastalar kalp krizi de geçirebilirler.
Sindirim sistemi belirtileri: Karında kramp tarzında ağrılar, bulantı, kusma, karında şişkinlik ve gerginlik, ishal ortaya çıkar.
Diğer belirtiler: Bu sistemlere ait belirtilerden başka birçok hastada, terleme, idrar kaçırma, baş ağrısı, şuur bozukluğu, halüsinasyon.. görülür.
Anaflakside ölüm: Anaflakside ölüm nedeni gırtlak ödemi veya inatçı tansiyon düşüklüğü veya kalp krizidir.

ANAFLAKSİ TEDAVİSİ:
Anaflaksi çok acil bir durumdur. Kişiye hemen girişimde bulunulmadığı zaman kısa zamanda ölüme sebep olabilir. Bu sebeple, anaflaksi belirtileri saptanır saptanmaz bir taraftan en yakın doktor veya hastaneye ulaşılmaya çalışılırken, diğer taraftan yapılması gereken bazı işlemler vardır.

Alerjenin vücuda girdiği yer belli ise (Arı sokmasında olduğu gibi!), o bölgeye hemen turnike yapılarak zehirin kana karışması engellenir. Varsa, arının iğnesi çıkartılır.

Kişi sırtüstü yatırılır ve bacakları yukarı kaldırılır. Bu sayede beyin ve kalp gibi önemli organlara daha fazla kan gitmesi sağlanır.

Hasta sıcak tutulur.
Mümkünse oksijen verilir.
Anaflakside yaşam kurtarıcı ilaç ADRENALİN’dir. 1:1000’lik adrenalin, 0,3-0,5 ml dozunda 20 dakika arayla cilt altına zerk edilir.

Anaflaksi tedavisinde yararlanılan diğer ilaçlar kortizon ve antihistaminikler’dir. Astım krizi belirtileri olan hastalara bronş spazmını azaltan nefes açıcı ilaçlar da verilmelidir.

Kan basıncı düşük olan hastalara hem kan basıncını yükselten ilaçlar (vazopressörler) hem de damar yoluyla sıvı uygulanır.

Gırtlak ödemi nedeniyle asfiksi (boğulma) belirtileri gösteren hastalara nefes alabilmeleri için acil trakeostomi (ana nefes borusuna dışarıdan delik açılması) gerekir.

ANAFLAKSİDEN KORUNMA:
Daha önce anaflaksi geçirmiş olanlar, durumlarını bildiren bir kart veya künye taşımalıdırlar.

Anaflaksi nedeniyle ölüm tehlikesi atlatanların yanlarında sürekli olarak adrenalin bulundurmaları gerekir. Bu kişilere adrenalini hangi durumda, nasıl uygulayacakları da öğretilmelidir.

Anaflaksiye neden olan etkenlerden (ilaç, yiyecek…) uzak kalınmalıdır.
Anaflaksi tanımlayan hastalara iğne şeklindeki ilaçlardan çok hap veya şurup verilmelidir.
Anaflaksi tanımlayan hastalara ß-bloker sınıfı ilaçlar verilmemelidir.
En azından 24 saat süreyle doktor gözetimi altında kalması gerekir.

Bebeklerde Beslenme

21 Aralık 2007 Cuma

Anne sütü tartışmasız bebeğiniz için en iyi besin kaynağıdır. Ancak bebeğiniz anne sütü alamıyorsa, onu en doğru şekilde beslerken hastalıklara karşı da korumak istiyorsanız içiniz rahat olsun: Bu dönemde bebeklerin besinsel ihtiyaçlarına göre hazırlanmış devam mamaları sağlıklı büyüme ve gelişme için anne sütünden sonra en doğru, en sağlıklı alternatiftir.

Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişimi için ilk bir yıl inek sütü kullanılmaması gereği tüm bilimsel çevreler tarafından kabul edilmiş bir gerçektir. Büyüme ve gelişmenin en hızlı olduğu hayatın ilk bir yılında bebeğinizin sağlıklı ve doğru beslenmesi kadar mide barsak enfeksiyonları, allerji ve ishale karşı korunması da önemlidir.

FONKSİYONEL BESİNLER NE DEMEKTİR?
Günümüzde sağlık için faydalı besin maddeleri araştırma çalışmaları yoğun olarak yapılmaktadır. Bu çerçevede değerlendirilen en güncel bilimsel gelişmelerden biri olan “Fonksiyonel Besinler,” “Sağlıklı Besinler” (Healthy Foods) olarak da adlandırılır. Fonksiyonel besinler, doğru ve dengeli bir beslenme sağlama haricinde, hastalıkların tedavisi de dahil olmak üzere tıbbi, koruyucu, faydalı ve sağlığa katkıda bulunan besinlerden oluşan bütünsel bir kavramlar dizisi olarak tanımlanabilir.

PROBİYOTİK BESİN NE DEMEKTİR?
Bu kavramlardan birisi probiyotik besindir ve tüketilmesi barsak florası için faydalı etkilere sahip canlı bakteriler bileşimini içeren besinler olarak tanımlanırlar. Probiyotikler, anne sütüyle beslenen bebeklerin barsak florasında yoğun olarak bulunur.

BEBEK İÇİN PROBİYOTİKLERİN FAYDALARI NEDİR?
Probiyotikler doğal korumayı temin eder. Bağışıklık sistemini destekler, hastalık yapan mikroorganizmaların üremesine engel olurlar. Hastalıklara karşı direncin artmasını sağlarlar. İshal ve allerjinin önlenmesi ve iyileştirilmesinde önemli faydaları vardır. Sindirimi kolaylaştırır, vitaminlerin sentezinde rol oynarlar.

BEBEK MAMALARINA PROBİYOTİK İLAVESİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Bebek mamalarına probiyotik ilavesi yapılabilmesi ancak çok ileri teknolojinin kullanıldığı sistemlerde mümkündür.

Probiyotik etkilerinin klinik çalışmalarla kanıtlanmış olmasının yanı sıra, bebek mamalarına ilave edilen probiyotiklerin, faydalı olabilmesi için taşıması gereken en önemli özelliklerden biri insan kaynaklı olmalarıdır.

Çünkü probiyotik ilavesi değil, doğru anne sütüyle beslenen bebeklerde mevcut olan probiyotik ilavesi önemlidir.

PROBİYOTİK İÇEREN BEBEK MAMASI ÜLKEMİZDE MEVCUT MUDUR?
Anne sütü ile beslenen bebeklerde doğal korumayı sağlayan probiyotikler ülkemizde sadece ÜLKER HERO BABY 2 PROBİYOTİK devam mamasında kullanılmıştır. Bebeğinizi beslerken, onun aynı zamanda hastalıklardan doğal yollarla korunmasını sağlayacak çok yeni bir konsept olan fonksiyonel besinler Ülker Hero Baby 2 Probiyotik Devam maması ile sizlere ulaşıyor.

Ülker Hero Baby 2, anne sütü ile beslenen çocuklarda dominant etkileri klinik deneylerle kanıtlanmış olan b.bifidum&b.longum türleri ile zenginleştirilmiş tek bebek maması olma özelliğini taşıyor. Ülker Hero Baby 2, 4. aydan itibaren anne sütü alamayan bebeklerde doğal korumayı sağlayan, büyüme ve gelişmeyi destekleyen besleyici devam sütüdür.

• Vücudun bağışıklıkla ilgili savunma mekanizmalarını güçlendirir.
• İshal ve alerjiyi önler.
• Sindirimi kolaylaştırır.
• Enfeksiyonlara karşı direnci artırır.
• Bebeğin özellikle bu dönemde artmış olan DEMİR, ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ ihtiyacını karşılar.

Ülker Hero Baby 2 Probiyotik Devam Maması, bebeğinizi mükemmel bir şekilde beslerken, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara karşı direncinin artmasını sağlar.

DENGELİ BESLENME NEDEN ÖNEMLİDİR?
İlk bir yılda doğru ve dengeli beslenme eğitimde başarı, bağışıklık mekanizmasının gelişimi, vücut kompozisyonunun doğru gelişimi, sağlıklı çalışma gücünü sağlarken, ilk bir yılda yanlış ve yetersiz beslenme, uzun dönemde şeker hastalığı, şişmanlık, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve yaşlanmanın hızlanmasına neden olmaktadır.