Gebelik Belirtileri
30 Aralık 2007 PazarGebeliğin en önemli bulgusu adet gecikmesidir. Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzındaki herhangi bir değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, diet, psikolojik durum değişiklikleri, stres gibi pek çok faktör adet gecikmesine neden olabilir.
Bebek sahibi olmak için bir kadının en uygun olduğu yaş dilimi 18-35 yaşlar arasıdır.Bu dönemin başlangıcında kadının kendi vücudu gelişimini tamamlamıştır ve bir bebek gelişimi için uygun hale gelmiştir.
Yaşınız ya da pozisyonunuz ne olursa olsun gebe kalmak istediğinizde ya da gebe olduğunuzu düşündüğünüzde mutlaka uzman bir hekime müraacat etmelisiniz.
Gebelik ne zaman başlar ?
Gebelik erkekten gelen spermin kadının yumurtalıklarından atılan yumurta hücresini döllediği anda başlar.Bu andan 8.haftanın sonuna kadar olan dönem ebryonik dönem olarak adlandırılır. Sekizinci haftadan doğuma kadar olan süreye de fetal dönem denir.
Gebelik yaşı nasıl hesaplanır ?
Gebelik yaşı hesaplanırken gebe kalındığı düşünülen ilişkinin gerçekleştiği gün kriter olarak alınmaz. Tüm dünyada ve terminolojide bir standart sağlayabilmek amacıyla son adet kanamasının ilk günü (SAT, son adet tarihi) gebeliğin başlangıcı olarak alınır. Gebelik yaşı hesaplanırken ay kullanılmaz. İnsanlarda gebelik 280 gün sürer. Bu 40 haftaya denk gelmektedir. Sonuç olarak gebelik hafta olarak tanımlanır ve başlangıcı olarak da son adet kanamasının ilk günü esas alınır.
Bebeğin doğum tarihi nasıl hesaplanır ?
Bebeğin beklenen doğum tarihini (BDT) hesaplamak için oldukça basit bir yöntem vardır: 7 gün ekle 3 ay çıkart. Negele yöntemi adı verilen bu sistemde SAT'ne 7 gün eklenir ve 3 ay geriye gidilir. Bir örnekle açıklayacak olursak son adet kanamasının ilk günü 7 Temmuz olan bir anne adayını ele alalım.
Bu hasta için beklenen doğum tarihi 14 Nisan'dır. Ancak bebeklerin sadece %5'i bu tarihte doğar. 38 hafta ile 42 hafta arası doğan bebekler normal kabul edilirken 38 haftadan önce doğanlar preterm 42 haftadan sonra doğanlar postterm olarak adlandırılır. Prematürite ise bebeğin yaşını değil gelişimini anlatan bir ifadedir. Örneğin 36 haftalık doğan bir bebek preterm olmasına yani erken doğmasına rğme eğer akciğer gelişimini tamamlamış ise prematür değildir.
Gebeliğin belirtileri
Gebeliğin en önemli bulgusu adet gecikmesidir. Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Yaşam tarzındaki herhngi bir değişiklik, çeşitli rahatsızlıklar, diet, psikolojik durum değişiklikleri, stres gibi pek çok faktör adet gecikmesine neden olabilir.
Gebelik testleri
Gebe olduğunuzu ne kadar erken öğrenilirse , gebelik ile ilgili bakıma o kadar erken başlanabilir. Bu nedenle adet gecikmesi olan her kadın vakit kaybetmeden gebelik testi yaptırmalıdır.Gebeliğin oluşması ile birlikte gebelik ürününüden bazı hormonlar salgılanmaya başlar. Bu gebeliğe özgü hormonlar kadının adet siklusunu kesintiye uğratır ve kadın gebelik süresince adet görmez. Kanda ve idrarda bu hormonların tayini ile gebelik teşhisi konabilir. Kanda bakılan hormon daha henüz ortada bir adet gecikmesi olmadan önce bile gebeliği gösterebilir. İdrarda ise sıklıkla 7-10 günlük bir gecikmeden sonra gebelik saptanabilir.
Piyasada satılan ve kişinini kendi kendine uyguladığı testlerin güvenilirliği labovatuardakilere oranla biraz daha düşüktür. Bu nedenle adet gecikmesi olan ve kendi kendine yaptığı test negatif çıkan kadınlar da hekimlerini konu hakkında bilgilendirmeli ve onun tavsiyelerine uymalıdırlar.
Duygulanım değişiklikleri
Gebeliğin ilk 3 ayında anne adayında bazı psikolojik değişiklikler meydana gelebilir. Kişi çok neşeliyken bir anda ağlama krizlerine tutulabilir. bazı günler çok sinirliyken bazı günler sakin olabilir. Bünye gebeliğe uyum sağladıkça bu sorunlar da yavaş yavaş ortadan kalkar. Ancak gebeliğin son haftalarında tekrar bir huzursuzluk ortaya çıkabilir.Kişi sinirli, heyecanlı olabilir, Uyku problemleri ortaya çıkabilir. Bunlar fazla endişeedilmemesi gereken durumlardır. Hemen hemen her kadın bu duyguları yaşar.
Aynı şekilde baba adayında da bazı değişiklikler görülebilir. Eşinin durumu hakkında endişeler taşıyabilir ve konu hakkında bilgisi yoksa ona yardım edememenin sıkıntısını yaşar. Bu nedenle çiftler kendilerinden önce böyle bir deneyim yaşayan arkadaşları ile konuşarak onların tecrübelerinden yararlanabilirler. Ancak unutulmamalıdır ki en profesyonel yardım konunun uzmanı olan bir hekimden alınabilir.
Bebek hareketleri ilk ne zaman hissedilir ?
Daha önce doğum yapmış olan hanımlar bu konuda da tecrübelerini gösterirler. Bu hanımlar genelde 16. hafta civarında bebeğin oynadığını hissederken ilk gebeliğini yaşayanlar 19-20. haftalarda bu hisle tanışırlar. Hanımlar bunu içlerinde bir kuşun kanat çırpmasına benzetmektedirler.
Ne sıklıkta doktor kontrolü gereklidir ?
32 haftaya kadar ayda bir kez, 32-36 haftalar arası 15 günde bir, bu tarihten doğuma kadar da doktorunuzun uygun göreceği sıklıklarda kontrol gereklidir. Bu kontrollerde bazı temel tetkikler yapılır, bebeğin ve gebenin gelişimi kontrol edilir ve standartlara uygun olup olmadığı saptanır, bebekte ya da gebede olası bir anormalik saptanır ise buna yönelik tedaviler planlanır ve yapılır, bazı özel gebelerde gereken özel tetkikler ve araştırmalar gerçekleştirilir. Bebeğinizin ve kendi sağlığınız için gebelikte hekiminizi düzenli olarak ziyeret etmeyi ihmal etmeyiniz.
Bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olur ?
Aslında bebeğin cinsiyeti döllenme meydana geldiği anda bellidir.Burada tek belirleyici babadan gelen spermin cinsidir. Eğer bu sperm Y kromozomu taşıyor ise bebek erkek, X kromozomu taşıyor ise bebek kızı olacaktır. Ancak bu cinsiyetin tespiti ancak dış cinsel organlar ultrason ile görülebilecek büyüklüğe ulaştığında mümkün olur.Genellikle 14-16. haftalardan itibaren tecrübeli gözler bebek cinsiyetini saptayabilir.
Tanı amaçlı yapılan ve bebekten doku alınmak sureti ile gerçekleştirilen biopsi sonucu bebeğin cinsiyeti %100 doğrulukla saptanır ancak bu işlemler sadece tıbbi bir gereklilik varsa yapılır. Sadece cinsiyet tayini için yapılmaz.
Gebelik Sonlandirilmasi (Kurtaj)
Kürtaj veya gebelik sonlandırılması rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle sona erdirilmesidir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması ülkemizde reşit kadınlara tanınan yasal ve çağdaş bir haktır.
Kürtaj (orjinal söylenişi ile küretaj) işlemi yalnızca Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanınca ve bu konuda sertifikası olan hekimlerce sağlık kuruluşla
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre istenmeyen gebelikler kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar sonlandırılabilir. Kişi evli ise eşinin de onayı gerekirken, evli değil ise ve 18 yaşını doldurmuş ise kendi isteği ve rızası yeterlidir. Yaşı 18’den küçük bayanlarda ise veli’nin onayı gereklidir.
Gebeliğin anne veya bebek için tıbben sakıncalı olması durumunda ise (bebeğin sakatlığı ya da annenin gebeliği kaldıramayacak kadar hasta olması durumlarında) 10 haftadan daha büyük gebelikler de sonlandırılabilir. Böyle bir durumda birden fazla uzman doktorun kurul kararı vermesi gereklidir.
Kürtajın tüm riskleri gebelik haftası büyüdükçe artar.
Zaten yasal sınır da bu nedenlerle tespit edilmiştir. 10 haftadan daha büyük gebeliklerin sonlandırılması tıbbi olarak da daha problemlidir.
Bu yüzden kürtaja karar verildiğinde yasal sınır olan 10. haftanın geçirilmemesi gerekir. Adet gecikmesi olmasa bile gebelik şüphesinde mutlaka bir jinekoloğa müracaat edilmelidir.
Sıkça sorulan sorulardan birisi gebeliğin bazı ilaçlar kullanılarak sonlandırılıp, sonlandırılamayacağıdır. Yurt dışında bazı ülkelerde kullanılan düşük ilacı (RU-486) Türkiyede kullanılmamaktadır. Ayrıca adet gecikmesinde bazen hekimlerin uyguladıkları ve halk arasında adet söktürücü olarak tanınan hap ve iğneler ise gebelik sonlandırılmasında işe yaramazlar.
Dünyanın pek çok ülkesinde ve de bizde gebelik sonlandırılması halen vakum tekniği ile yani enjektör içersine negatif basınçla çekme şeklinde uygulanmaktadır.
Kürtaj aslında kelime anlamı olarak "kazımak" anlamına geldiğinden dolayı rahim içersinden doku almak amacıyla değişik amaçlarla da uygulanabilir. Yani aslında sadece gebelik sonlandırmak için yapılmaz.
Özellikle kadınlarda görülen kanama bozukluklarında ve menopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı küretaj yapılabilir. Ayrıca infertilite (kısırlık) araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak vb. amaçlı kürtaj da uygulanabilir.
Kürtajın türleri nelerdir?
1. Gebelik Boşaltımı
Üreme çağındaki kadınlarda en sık uygulanan kürtaj şeklidir. İstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması amacı ile yapılır.2. Probe Küretaj (Kürtaj)
Kanama bozukluklarında ve özellikle menopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı yapılan işlemdir. Özel aletler (küret) ile rahim içi, kürete edilir (kazınır). Şiddetli ve uzun süreli kanamalarda hem altta yatan sebebi tespit edebilmek, hem de aşırı kanamayı durdurmak amacıyla uygulanabilir.Bu işlem sayesinde endometrial hiperplazi, rahim kanseri, rahimde yaşa bağlı zayıflama (atrofi) teşhisi konabilir.
3. Fraksiyone Küretaj (Kürtaj)
Uygulanış amacı probe küretaj ile hemen hemen aynıdır. Ancak burada rahimin içini döşeyen zar tabakasından ve rahim ağzının içini döşeyen kanaldan ayrı ayrı örnekler alınır ve patolojik incelemeye gönderilir. Özellikle rahim kanseri ve rahim ağzı kanserinin ayrımında önemli bir teşhis aracıdır.4. Revizyone Küretaj (Kürtaj)
Kendiliğinden olan bir düşükten sonra içeride kalan plasenta veya fetusa ait parçaları temizlemek için yapılan küretaja verilen isimdir. Düşüğün tam olduğu yani içeride parça kalmadığı düşünülse bile revizyone küretaj yapılabilir.Ayrıca doğumdan sonra içeride plasenta (çocuğun eşi) parçaları kaldığından şüpheleniliyorsa, özel küretler ile kalan parçalar alınır. Bu işlem de revizyone küretaj olarak değerlendirilir.
5. Endometrial Dating (günleme)
İnfertilite (kısırlık) teşhisinde yumurtlamanın olup olmadığını anlayabilmek için adet adetin 21. gününde rahim içersinden örnek alınır.Yumurtlamadan sonra salgılanan progestron hormonunun etkisi ile endometrium sekresyon (salgılama) fazına girer. Endometrial dating'de amaç endometrium durumunun adet siklusu ile uyumlu olup olmadığı anlamaktır. Bu amaçla rahim içinden özel bir küret ile tek bir örnek alınır.
Yumurtlama varlığını ve aynı zamanda kalitesini test etmek amacıyla yakın bir tarihe kadar oldukça yaygın uygulanan bu yöntem (endometrial dating) yani rahim iç tabakasının günlemesi artık günümüzde yavaş yavaş geçerliliğini yitirmektedir.
Gebelik sonlandırılması amacıyla yapılan kürtaj işleminin tekniği nedir ?
Kısaca bilgi vermek gerekirse vajina ve rahim ağzı, işlem esnasında mikrop kapmasını engellemek amacıyla dezenfektan sıvılarla temizlenir ve rahim ağzını sabitlemek için plastik bir alet vajinadan yerleştirilir ve genel anestezi için anestezi uzmanı tarafından gerekli ilaçlar verilir. (Çok nadiren lokal anestezi de uygulanabilir.)
Daha sonra çok ince plastik kanüller (borucuk)rahim ağzından rahim içine yerleştirilir. Bazen rahim ağzının genişletilmesi amacıyla daha geniş çaplı plastik kanüller kullanılması gerekebilir. Bu durumda da rahim ağzını genişletmek için buji adı verilen aletler kullanılır.
Kanül yerleştirildikten sonra kanüle bir enjektör iliştirilir. Enjektörde oluşan vakum yardımıyla rahimin içi vakumla boşaltılır.
Kürtajdan sonra ne olacak?
İşlemden sonra ayılma odasına alınarak burada yarım/bir saat kadar dinleneceksiniz.İşlem sonrası normal bir şekilde evinize ya da işinize gidebilirsiniz. Doktorunuz başka bir şekilde önermediyse herşeyi yiyip içebilirsiniz. Bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur. Uzun süredir aç olduğunuz için şekerli birşeyler yemenizde yarar vardır.
Genel anestezi sonrası 6-8 saat araba kullanmak gibi dikkat isteyen aktivitelerde bulunmamanız uygun olacaktır.
O gün ve sonraki gün kasıklarınızda hafif şekilde adet sancısı benzeri ağrılarınızın olması normaldir. Bu durumda herhangi alışık olduğunuz ağrı kesiciyi alabilirsiniz.
Merkezimizde işlem esnasında koruyucu olarak antibiyotik uygulaması yapmaktayız. Dolayısıyla ek olarak kürtaj sonrasında antibiyotik kullanmanıza (özel bir sebep söz konusu değilse) gerek yoktur.
İşlem sonrası 3-4 gün kadar lekelenme tarzında kanamanız olacaktır. Kanama ile birlikte ufak pıhtı ya da parçalar da düşebilir. Bu tamamen normal ve beklenilen bir durumdur. Buna karşılık kanamanın hiç olmaması da anormal bir durum olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle kanamanız olmasa da endişelenmeyiniz. Ayrıca adet kanaması şeklinde fazla bir kanamanız olursa da mutlaka hekiminizi arayınız.
İşlemden sonra duş şeklinde ayakta banyo yapabilirsiniz, ancak lekelenmeler devam ettiği sürece havuza, denize girmek sakıncalıdır.
İşlemden sonra 4-5 gün kadar ilişkiye girilmesi de rahim ağzı genişletme işlemi uygulandığından uygun değildir. Ayrıca kanamanız devam ettiği sürece de cinsel ilişki sakıncalıdır. Kanamanız bittikten sonra ilişkiye girebilirsiniz.
Eğer işlemden sonra beklenmeyen bir şekilde ateş yükselmesi olursa da mutlaka hekiminizle temas etmelisiniz.
Bir diğer sık sorulan soru da ilk gebelikte kürtaj olan bayanların bir daha gebe kalıp kalamayacakları konusudur.
Uygun şartlar altında, tecrübeli kişilerce gereği gibi yapılan gebelik sonlandırmalarında böyle bir tehlike söz konusu değildir. Eski dönemlerde vakum tekniği kullanılmadan sadece “küret” kullanılarak yapılan kürtajlarda rahim içersinin hasarlanma olasılığı daha fazla idi. Ayrıca yine önceki yıllarda, etkili dezenfektan ve antibiyotikler olmaması nedeniyle yapılan işlem sonrasında enfeksiyon (iltahaplanma) olasılığı fazla olduğundan böyle bir inanış geçmişten günümüze kadar gelmiştir.
Ancak günümüzde hijyenik bir ortamda ve uygun teknikle tecrübeli hekimlerce yapılan kürtajlarda ilk gebelik de olsa işlem sonrası komplikasyon (istenmeyen bir problem) oluşma olasılığı yok denecek kadar azdır.
Dikkat !
Çok küçük gebeliklerde bazen gebelik ürünü boşaltılamayabilir ve gebelik rahim içersinde devam edebilir. 5 haftadan küçük gebeliklerde bu durum daha sık görülür. Fark edildiğinde 1 hafta sonra işlemin tekrarı gerekebilir. Bu nedenle kürtajın en erken 5-6. haftalarda yapılması ve kontrole de gidilmesi bu sebepten önemlidir.Kürtaj sonrası "parça kalması" nedir?
Yasal gebelik tahliyesi sınırları içerisinde (<10. gebelik haftası) ve usulüne uygun olarak yapılan kürtaj uygulamalarında yaklaşık olarak %2-3 oranında gebeliğin bazı parçalarının tam alınanaması sorunu ortaya çıkabilir. Özellikle de rahim içersinde myomu olan ve rahim iç boşluğunun bu myom yüzünden normal anatomisinin bozulduğu durumlarda bu sorun ortaya çıkabilir.Bu durum kendini bir iki hafta geçmesine karşın devam eden kanama şeklinde belli eder. Bazı durumlarda özellikle de büyük gebelik haftalarında uygulanan kürtaj işleminde parça kalırsa vajinadan kanamayla birlikte parça düştüğü de gözlenebilir.
Kesin tanı ultrason incelemesiyle konabilir.
Parça kaldığına tam olarak karar verilemiyorsa rahim kasılmasını artırıcı bazı ilaçlar ve antibiyotikler verilir.
Parça kaldığından muayene sonrası emin olunan durumlarda ise genellikle yapılan işlem bu parçaları temizlemek için daha kısa da olsa ikinci bir kürtaj işlemi uygulanmasıdır.
Kürtaj sonrası rahim içinde kan birikmesi
Özellikle çok küçük gebelik haftalarında ve rahim ağzı çok dar olan bayanlardaki kürtaj uygulamalarında görülebilir.
Küçük gebelik haftalarında işlem sonrası devam eden kanama rahim içinde birikir ve bu da rahimin aşırı büyümesine ve kramp tarzında kasık ağrılarının oluşmasına neden olur. Yapılan muayenede rahimin normalden daha büyük olduğu ve içerisinde kan birikimi olduğu saptanır ve rahim ağzı genişletilmesi yapılarak rahim boşaltılır ve sorun hallolur Bu da çok nadir görülen bir problemdir.
Kürtajdan sonra adet gecikmesi
Kürtaj sonrasi ilk adet genellikle 1 ay sonra görülür. Kürtajın yapıldığı gün adet kanamasının ilk günü olarak kabul edilir ve normalde kaç günde bir adet görülüyor ise o kadar süre sonra ilk adetin olması beklenir. Nadiren bu süre 50-60 güne kadar uzayabilir.
Eğer beklenen günde adet görülmez ise mutlaka jinekolojik değerlendirme gerekir. Eğer adet gecikmesine sebep olan şey gebeliğin devamı veya rahim içersinde oluşan Asherman Sendromu gibi bir problem değil ise ilaçlar kullanılarak adet görülmesi sağlanır.
Kürtajda Ne tür Anestezi Kullanılır?
Gebelik sonlandırılması genel anestezi altında veya lokal anestezi ile gerçekleştirilebilir. Daha önce doğum yapmamış bayanlarda rahim ağzı küçük ve kapalı olduğundan genel anestezi altında rahim ağzı açılma işlemi yapılması daha konforludur. İşlemin kendisi 10-15 dakika, genel anestezi alma durumunda ise tüm işlem ortalama 30 dakika kadar sürmektedir. Daha önce normal doğum yapan bayanlarda lokal anestezi ile kürtaj uygulaması da yapılabilir.Anestezi verilerek uygulanan kürtaj işlemi bittikten yaklaşık 1 saat sonra evinize dönebilirsiniz.
Bir hafta sonra kontrol için tekrar gelmeniz önemlidir. Bu kontrol muayenesinde size ayrıca aile planlaması hakkında bilgi verilecek ve size uygun olan korunma yöntemi tartışılacaktır.
Spiral Nedir Nasil Kullanilir
29 Aralık 2007 CumartesiSpiral Nedir?
Rahim içine uygulanarak yumurtanın rahim içine naklini, spermlerin yumurtanın yanına gitmesini ve döllenme olsa bile rahim içinin özelliklerini bozarak döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engeller. Çıkarıldığında doğurganlık kısa sürede geri döner.
Spiraller rahim içinde 1 - 5 yıl kalabilir. Genellikle ucunda ip bulunan plastik veya metalden yapılmışlardır. Bazı RIA'lar bakır veya progesteron hormonu içerir. Genital organ enfeksiyonlarıyla olan ilişkisi nedeniyle, RIA kullanımında tartışmalar olmuştur. Eğer yoğun adet kanaması yaşıyorsanız, üreme organlarından herhangi birine ait (yumurtalık, rahim, tüpler) bir enfeksiyon veya dış
Yan etkileri azdır, kontrolleri düzenli olarak yapılırsa 10 yıl süre ile % 98 oranında korur. Bugün en sık olarak bakırlı spiraller kullanılmaktadır. Hormon salan (progesteron) tipleri de vardır ama özel amaçlarla tercih edilirler.
Spiral Nasıl Kullanılır?
Uzman hekimTakıldığı zaman nadiren kramp tarzında ağrı hissedebilirsiniz. RIA takıldıktan sonra, rahim içinde olduğundan emin olmak için, ipini kontrol ediniz. Aynı zamanda birkaç kez adet döneminden sonra da ipini kontrol ediniz. Bunu parmağınızı vajen içine sokarak, rahim ağzı yakınında ipi hissederek yapabilirsiniz. İpi hissettiğiniz sürece spiral normal pozisyonundadır ve gebe kalma ihtimaliniz çok azdır. Eğer sert plastiği hissederseniz, doğru yerinde değildir. Değiştirmek için hekiminize başvurmalısınız.
İlk birkaç ay içinde RIA siz farketmeden çıkmış olabilir. Bu nedenle ilk aylarda her ilişki öncesi RIA'yı kontrol ediniz. RIA, 1 - 5 yıl kullanılabilir. Genellikle progesteron içeren RIA'lar 1 yıl sonra değiştirilir. Bakır içeren RIA'lar ise 5 yıl kullanılabilir.
Spiralin süresi dolduğunda, bir sorun yoksa yeni bir spiral eskisi çıkarıldıktan hemen sonra takılabilir. Rahimin bir süre dinlendirilmesi gibi bir kavram geçerli değildir. Eğer;
- İpi hissedemezseniz,
- Kötü kokulu vajinal akıntı,
- Özellikle ilişki sırasında ciddi, beklenmedik karın ağrısı,
- Nedeni belli olmayan ateş,
- Gebelik belirtileri varsa,
Bu gibi durumlarda hemen doktorunuzu aramalısınız.
Spiral kullanırken gebe kalınabilir mi?
Nadiren spiral yerindeyken de gebelik oluşabilir. Böyle bir durumda oluşan hamileliğin düşükle sonlanma olasılığı %50'dir. Ancak gebelik fark edildiği anda spiral çıkartılırsa bu oran %25'e düşmektedir.Dolayısıyla böyle bir durum fark edildiğinde yapılacak şey spiralin çıkarılmasıdır. Ancak çıkarılma işlemi esnasında sorun oluşabileceği ve gebeliğin bundan az olasılıkla da olsa zarar görebileceğini kişi bilmeli ve bu olasılığa hazır olmalıdır.
Gebelik devam ettiği halde spiralin çıkartılmaması ise anne adayının hayatını tehtit edebilecek düzeyde bir enfeksiyon riskini de beraberinde taşır. Bu nedenle eğer spiralin ipi görülemiyorsa ya da ultrasonda yeri saptanamıyorsa kürtaj da düşünülmelidir.
Gebelik devam ederken spirali yerinde bırakmak amniyon zarının erken açılması riskini de beraberinde getirir. Bu durumda da erken doğum kaçınılmaz olacaktır.
Spiral ne zaman uygulanmamalıdır ?
- Gebelik kuşkusu varsa
- Yeni geçirilmiş, ya da tekrarlayan jinekolojik iltahap varlığında
- Teşhis konulmamış vaginal kanama varsa
- Rahim anatomisinde bozukluk varsa
- Büyük myomlar varsa
- Kronik bağışıklık yetmezliği
- Bakır alerjisi varsa (bakır içeren spiraller için)
- Wilson hastalığı varsa (bakır içeren spiraller için)
Suni Sancı ve Dogum
Suni Sanci ne demektir?
Zamanı geldiği halde başlamayan doğum sancılarını başlatmak ya da var olan kasılmaları desteklemek amacıyla damardan serum içinde oksitosin hormonu verilmesi işlemine suni sancı denmektedir.Oksitosin normalde beyinin hipofiz adı verilen bölgesinden salgılanan görevi rahim kasılmaları ile sütün memeden dışarı atılmasını sağlamak olan bir hormondur. Sentetik olarak üretilen oksitosin hormonu damardan serum içersinde düşük dozlarda verildiğinde rahimde kasılmalara neden olmaktadır.
Oksitosin hormonu sadece doğum ağrılarını başlatmak amacıyla değil, devam eden ancak istenilen düzeyde olmayan doğum ağrıolarının desteklenmesi amacıyla da kullanılabilir. Her iki kullanımında da son derece dikkatli olunması gerekir.
Oksitosin nasıl uygulanır?
Oksitosin uygulamasına karar verildiğinde çok düşük miktarlarda oksitosin hormonu yaklaşık yarım litre serum içinde sulandırılıp hazırlanır ve dakikada gönderdiği sıvı miktarı ayarlanabilen bir pompaya bağlanır.Oksitosinin bir diğer kullanım alanı da doğum sonrası kanama kontrolüdür. Doğumdan sonra yüksek dozlarda verilen oksitosin rahimde kasılmaya neden olmakta ve dolayısı ile kanamanın azalmasını sağlamaktadır.
Oksitosin verilmesi başladıktan sonra doz her 15-20 dakikada bir yavaş yavaş arttırılır. Amaç düzenli ve etkili rahim kasılmalarının sağlanmasıdır. Burada hedeflenen her 2-4 dakikada bir gelen ve 40-50 saniye kadar süren düzenli rahim kasılmaları elde etmektir.
Monitörde bu tür kasılmalar saptanıncaya kadar dakikada verilen damla sayısı giderek arttırılır ancak belirli bir dozun üzerine çıkılmaz. Ayrıca oksitosin ile suni sancı oluşturulurken hem anne hem de bebek çok dikkatli bir şekilde takip edilmelidir.
Suni sancı verilmesi çok aşırı ağrıya neden olur mu?
Suni sancı ile oluşan kasılmalar doğal kasılmalardan daha sık, daha düzenli ve daha şiddetlidir. Suni sancı ile doğum yapmış anne adaylarının %80'inden fazlası bu şekilde elde edilen kasılmaların daha fazla ağrıya neden olduğunu bildirmektedirler. Ancak başka bir bölümde detayları verilen ağrısız doğum (epidural anestezi) uygulanması durumunda kasılmaların yarattığı rahatsızlık hissedilmeyecektir.Dogum Kontrol Yontemleri
Kişi için ideal bir korunma yöntemiyle istenmeyen gebelikler, kişinin sağlığına zarar vermeden engellenebilir. “Doktorunuzun önerisiyle sizin için en uygun olabilecek yöntemi seçmeli ve benimsemelisiniz” diyen Dr. Cem Çıtlak, korunma yöntemleri ile ilgili şunları söyledi.
İdeal korunma yöntemlerini sıralayan Çıtlak, rahim içi araç, kombine doğum kontrol hapları, hormon enjeksiyonları, norplantlar (Hormon İmplantları), cerrahi sterlizasyon (Ameliyatla Kısırlaştırma), prezervatif gibi artık büyük bir çoğunluğun haberdar olduğu yöntemlerin yanı sıra teknolojinin ilerlemesiyle birlikte alternatif doğum kontrol yöntemlerinin de varlığından bahsediyor.
RAHİM İÇİ ARAÇ ( SPİRAL )
Günümüzde plastikten yapılmış, bakır ilaveli rahim içi araçlar en ideal olan ve en çok kullanılanlardır. Bunların dışında aktif vaginal enfeksiyonu olanlara uygulanmaması gereken progesteron hormonu ilaveli rahim içi araçlar da vardır. Adet kanamasının hemen sonrasında veya kadın gebe olmadığından kesin eminse herhangi bir günde doktor tarafından rahime uygulanır. İdeal koruyuculuk süresi, bakırlı olanlarda beş yıl, hormonlu olanlarda bir yıl olan rahim içi araç kullanan kadınların mutlaka yıllık doktor muayenesinden geçiyor olması gerekir.
Hiç doğurmamış olanlar ve çok eşliler için fazla önerilmeyen rahim içi araca bağlı olarak;
- Aşırı adet kanamaları
- Ara kanamalar
- Kasık ağrıları görülebilir.
- Progesteron hormonu içeren rahim içi araçların, standart olanlara üstünlüğü kanama problemlerine yol açmamasıdır.
KOMBİNE DOĞUM KONTROL HAPLARI
Günümüzde gelişmiş ülkelerde en sık kullanılan, östrojen ve progestoron hormonu içeren, etkin ve güvenilir yöntem olan doğum kontrol hapları seçilmeden önce kadın genel bir jinekolojik değerlendirmeden geçmeli, PAP smear’i yapılmalı ve uygun ilaç doktor tarafından önerilmelidir. Hapa adetin ilk günü başlanır ve 21 gün süreyle ara vermeden günde bir tablet alınır, 7 günlük arayı takiben tekrar hapa başlanır. Kadın ara verdiği 7 günlük dönemde adet görür. Kadın ilacı korunmayı düşündüğü süre boyunca 21 gün ilaç, 7 gün ara şeklinde kullanır. İlaç kullanılırken en önemli olay günlük tabletleri unutmamaktır çünkü unutulduğunda koruyuculuk etkinliği azalır. İlaç bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın ilaç öncesi doğurganlık kapasitesine ulaşır. Sigara içen 35 yaş üstü kadınların kullanması pek tavsiye edilmez.
HORMON ENJEKSİYONLARI
Aylık ve üç aylık enjeksiyon olarak uygulanır. Aylık iğneler 28 günde bir uygulanır ve östrojen ve progesteron hormonu içerir. İlaç kullanımının ilk aylarında düzensiz kanamalarla karşılaşıla bilinir. Etkileri kombine doğum kontrol haplarına benzer, günlük hap alımını unutabilecek olanlara önerilir. Üç aylık iğneler sırf progesteron hormonu içerir. Kullanımları esnasında adet düzensizlikleri ve tamamen adetten kesilme gibi şikayetler görülebilir. Bu ilaç daha çok emziren anneler için uygun bir seçenektir. Her iki ilaç da bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın normal doğurganlık kapasitesine ulaşır.
NORPLANTLAR (HORMON İMPLANTLARI)
Lokal anasteziyle kolun iç yüzüne yerleştirilen ve prgesteron hormonu salan kapsüllerdir. Ara kanamaları ve adetten tamamen kesilme görülebilir. Etkinlik süreleri beş yıldır. Çıkartılmaları için de cerrahi müdahale gereklidir.
CERRAHİ STERLİZASYON
Cerrahi kısırlaştırma hem erkek, hem de kadın için uygulanan ancak geri dönüşümsüz olarak kabul edilmesi gereken bir yöntemdir. Çocuk sayısını tamamlamış olan ve ileriki hayatında kesinlikle çocuk düşünmeyen kişiler için uygun olan bir yöntemdir. Kadınlar için uygulanan yöntem tubal sterlizasyon (tüplerin bağlanması), erkekler için ise vasektomi (üreme kanalının bağlanması) ‘dır.
PREZERVATİF
Erkekler için, günümüzde mevcut tek geri dönüşümü mümkün olan yöntem. Doğum kontroluna ilave olarak cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyucu etkisi de vardır. Her ilişki sonrasında prezervatifin yırtık yönünden kontrol edilmesi önemlidir.
PERSONA DİGİTAL KONTROL
Bilinen tüm doğum kontrol yöntemlerinde vücuda yerleştirilen bir araçtan, ilaçtan, cerrahi müdahalelerden bahsettik. Persona, vücuda içeriden veya dışarıdan bir ilaç alınmadan ya da herhangi bir madde kullanılmadan çözüm sunan ve bu özelliği ile “dünyanın en doğal doğum kontrol yöntemi” olarak tanımlanan doğum kontrol yöntemidir. Prezervatif, rahim içi araç ve doğum kontrol haplarını kullanmadan sadece stick’lerinin üzerinde idrar testi yaparak sonuca ulaşır.
Normal Laboratuarların yaptığı doğum kontrol için çok önemli olan iki hormonu ( LH ve Östrojen) günlük idrar testleri ile ölçebilen Persona, laboratuarda yapılan testlerle % 99,7 oranında benzeşir. Tehlikeli gündeyseniz kırmızı, serbest gündeyseniz yeşil ışık yakarak şüpheye yer bırakmadan “konforlu bir cinsel hayat” olanağı sağlar. 35 yaş üzeri ve sigara kullanan kadınların doğum kontrol haplarını kullanmaları sakıncalı. Bu noktada da persona önemli bir yer teşkil ediyor.
Kaynak: ntvmsnbc
Gönderen Kurtaran zaman: 12:01 0 yorum
Etiketler: dogum, dogum kontrol, dogum kontrol hapı, hormon, norplantlar, prezervatif, spiral